Browsing All Posts filed under »Felsefe«

Yabancılaşmış Emek – Karl Marx

Şubat 11, 2013

Yabancılaşmış Emek – Karl Marx için yorumlar kapalı

Ekonomi politiğin öncüllerinden yola çıktık. Onun dilini ve onun yasalarını benimsedik. Özel mülkiyeti, bir yandan emek, sermaye ve toprağın, öte yandan, ücret, kapitalist kâr ve toprak rantının ayrılmasını varsaydık; tıpkı işbölümü, rekabet, değişim-değeri kavramı vb. gibi. Ekonomi politiğin kendisinden yola çıkarak, onun kendi terimlerini kullanarak, işçinin meta, hem de en sefil meta düzeyine düşürülmüş bulunduğunu, […]

Sosyalizm ve Din – Viladimir İliç Lenin

Şubat 11, 2013

Sosyalizm ve Din – Viladimir İliç Lenin için yorumlar kapalı

Bugünkü toplum, tamamen geniş emekçi kitlelerin nüfusunun ufak bir azınlığı; yani toprak sahipleri ve kapitalistler sınıfı tarafından sömürülmesi esası üzerine kurulmuştur. Bütün yaşamları boyunca kapitalistler hesabına çalışan “özgür” işçilere sadece kazanç sağlayan kölelerin yaşamını sürdürmeye, kapitalist köleliğin güvenini ve sürekliliğini sağlamaya yetecek oranda geçim olanağı “tanındığından”, bu toplum bir köle toplumudur. İşçilerin ekonomik baskı altında […]

Nedensellik ve Determinizm – H. Cem ÇELİK

Şubat 10, 2013

Nedensellik ve Determinizm – H. Cem ÇELİK için yorumlar kapalı

Giriş Eski yunan filozoflarından beri süregelen bilim ve din ilişkisi tarih içinde farklı pozisyonlar alsa da sürekli bir mücadelenin konusu olmuştur. İnsan doğaya dair bilgisini arttırdıkça onun kör güçlerini kontrol altına almak için doğaüstü kuvvetlere ve dine daha az gerek duymuştur. Bu anlamda doğayı ve insanı anlamadaki bakışımız doğanın bize verdiği bilgilerle sürekli bir derinleşme […]

Determinizim

Şubat 10, 2013

Determinizim için yorumlar kapalı

Determinizm İlkesi Nedensellik, genel olarak nedensellik ilkesi olarak bilinen ve olay ve olguların birbirine belirli bir şekilde bağlı olması, her şeyin bir nedeni olması ya da her şeyin bir nedene bağlanarak açıklanabilir olması ya da belli nedenlerin belirli sonuçları yaratacağı, aynı nedenlerin aynı koşullarda aynı sonuçları vereceği iddiasını içeren felsefe terimi. Tanım Aynı neden aynı […]

Aylaklığa Övgü – Bertrand Russell

Şubat 9, 2013

Aylaklığa Övgü – Bertrand Russell için yorumlar kapalı

Kuşağımdan pek çok kişi gibi ben de “Boş duranı Allah sevmez” deyişiyle büyüdüm. Son derece erdemli bir çocuk olduğum için, söylenen her şeye inandım, sonuçta öyle erdemli biri olup çıktım ki, şimdiye kadar çalışıp durdum. Ne var ki vicdanım eylemlerimi denetlese de, düşüncelerim müthiş bir devrime uğradı. Dünyamızda gereğinden çok şey yapılıp durduğu, sanayileşmiş modern […]

Hümanist Psikanalizin Marx’ın Teorisine Uygulanması – Erich Fromm

Kasım 14, 2012

Hümanist Psikanalizin Marx’ın Teorisine Uygulanması – Erich Fromm için yorumlar kapalı

Marksizm hümanizmdir, insancıllıktır ve hedefi, insanın saklı kalmış yeteneklerinin tümünün ortaya çıkarılmasıdır. Söz konusu bu insan yalnızca düşünceleri veya bilinci ile beliren bir insan değil, maddi ve ruhsal özellikleriyle, toplumsal bir çevre içinde yaşayan ve yaşamak için de üretmek zorunda olan gerçek bir insandır. Her şeyiyle insan (ve aynı zamanda bilinci) Marksist düşüncenin ilgi alanıdır […]

Hangi Felsefe İncelenmeli? – Georges Politzer

Kasım 12, 2012

Hangi Felsefe İncelenmeli? – Georges Politzer için yorumlar kapalı

a) Bilimsel bir felsefe: diyalektik materyalizm. Eğer gerçeği (doğayı ve toplumu) değiştirmek istiyorsak, onu tanımak gerekir. İnsan, çeşitli bilimler yoluyla dünyayı tanır. Öyleyse, daha iyi bir yaşam için savaşımlarında, emekçilere yalnız bir tek bilimsel dünya anlayışı uygun düşebilir. Bu bilimsel anlayış, marksist felsefedir, diyalektik materyalizmdir. Burada akla şöyle bir soru geliyor: “Bilim” ile “felsefe” arasında […]

Niçin Felsefe İncelemeliyiz? – Georges Politzer

Kasım 10, 2012

Niçin Felsefe İncelemeliyiz? – Georges Politzer için yorumlar kapalı

  Bugün, Birleşik Devletler’de olduğu gibi Fransa’da da M. Thiers’nin ardından gelenler, marksistler hakkında fikir davaları açıyorlar. Yalnız marksistleri değil ellerinden gelse onların felsefesini de yok etmek istiyorlar. M. Thiers’nin, Komün yandaşlarıyla birlikte onların toplumsal gelişme fikirlerini öldürmek istemesi gibi. İşçilerin ve genel olarak emekçilerin görevi bununla çizilmiş oluyor; bu görev, sömürücülere hizmet eden felsefenin […]

Felsefe nedir? – Georges Politzer

Kasım 9, 2012

Felsefe nedir? – Georges Politzer için yorumlar kapalı

Tarihin tanıdığı en büyük düşünürlerin birkaçını yetiştirtniş olan eski Yunanlılar, felsefeden, bilgi sevgisini anlıyorlardı. Philosophia’nın (Philo, sevgi; sophia, bilgi) sözcük anlamı budur, felsefe de buradan gelir. “Bilgi”, “dünyayı ve insanı bilme” demektir. Bu bilme belirli davranış kurallarının anlatılmasına, yaşam karşısında belirli bir tavır takınılmasına olanak veriyordu. Bilge, her durumda, dünyayı ve insanı bilmeye dayanan bu […]

Felsefi materyalizm ve bilim – Alan Woods

Kasım 9, 2012

Felsefi materyalizm ve bilim – Alan Woods için yorumlar kapalı

Marksistler, herhangi bir doğaüstü varlığın veya doğa dışında ya da “üstünde” herhangi bir şeyin mevcudiyetini reddeden felsefi materyalizme dayanırlar. Aslında yaşam ve evren için bu türden bir açıklamaya gerek yoktur, özellikle de günümüzde. Doğa kendi açıklamalarını sağlıyor, hem de büyük bir bollukla. Bilim, insanın –tıpkı diğer türler gibi– milyonlarca yılda geliştiğini ve yaşamın kendisinin inorganik […]

Din ve kapitalizmin krizi – Alan Woods

Kasım 9, 2012

Din ve kapitalizmin krizi – Alan Woods için yorumlar kapalı

Marksistler dinin bir yanlış bilinç olduğunu söylerler, çünkü kavrayışımızı dünyadan uzaklaştırıp hakkında hiçbir şey bilemeyeceğimiz ve soru sormanın bile yararsız olduğu bir ötekiliğe (otherness) yöneltir. Tüm bilim tarihi iki temel varsayımdan yola çıkmıştır: a) Dünya benim dışımda mevcuttur ve b) Bu dünyayı anlayabilirim ve şu anda bilmediğim şeyler olsa bile en azından gelecekte onları bilme […]

Diyalektik Materyalizm – John Pickard

Kasım 8, 2012

Diyalektik Materyalizm – John Pickard için yorumlar kapalı

Marksizmin yöntemini tartışırken, işçi hareketi içindeki eylemlerimize, katıldığımız tartışmalarda ileri sürdüğümüz argümanlara ve yazdığımız makalelere temel oluşturan fikirleri ele almaktayız. Genel olarak Marksizmin üç ana kaynaktan biçimlendiği kabul edilir. Kaynaklardan biri, Marx’ın, Fransız politikasına, özellikle de Fransa’daki 1790’ların burjuva devrimi ve onu takip eden 19. yüzyılın ilk dönemlerinin sınıf mücadelesine ilişkin analizini geliştirmesidir. Marksizmin kaynaklarından […]